Demografik  Bir Göçmü Hedefleniyor

 Demografik  Bir Göçmü Hedefleniyor

Demografik  Bir Göçmü Hedefleniyor

Demografik  Bir Göçmü Hedefleniyor

Ortadoğu bölgesindeki  yıllardır yaşanan savaşların ülkemize getirmiş olduğu maddi ve manevi sıkıntıları  hep çektik,çekmeye de devam ediyoruz.

Şimdilerde ise yeniden İdlib bölgesindeki yaşanan savaş ortamı, kargaşa , oradaki belirsizlikler, halen devam ederken,bizim askeri güçlerimiz oralarda halâ onlar için savaş verip, mücadele vermekteler.Trump çatlağının yapmiş olduğu açıklamalar ile ülkemizdeki Dolar ve yabancı kur paraların ani yükselişlerine odaklı ve ekonomik verilerle yatıp kalkar olmuşuz ama sınırlarımızın hemen dibinde yine Emperyalizm-Siyonizmin her türlü ayak oyunları hız kesmeden devam ediyor.

BOP projesi kapsamındaki yapılan bütün ayak oyunlarını hep yazıp,dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.BOP projesi Evanjelist bir projedir dedim durdum.Evangelizm bir Haçlı Siyon ittifakıdır.

BOP terimi ilk defa 1996 da hayata atıldı,ABD’nin silahlı kuvvetler dergisinde yayınlandı ve 1991 Körfez kriziyle birlikte hayata geçirilmeye başlandı.

1981 yılında İsrail tarafından Dünya Siyonist dergisinde yayınlandı.

Emperyal güçler 1965 li yıllarda ortaya çıkan Podol Raporunda şöyle bir açıklama yazmıştı,””Biz bir ülkeyi,Türkiyeyi ele geçirmek için önce en üst kademesini ele geçirmeyi hedefledik,önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde de halka doğru ineceğiz ve yavaş yavaş kanser hücresi gibi sızacağız” yazıyordu Podol Raporunda.Ne tesadüftür ki bazı dış mihraklı yayın organları bile bu sızmayı işaret edercesineydi.

Ele geçirmeyi plânladıkları üst kademe yöneticilere önce havuç verip,alan adamlara da sopayı gösteririz,başına türlü belalar açarız tarzındaki tehditli tardaki işlerle ele geçiriyorlar…

Hatay ilimizin hemen güneyindeki İdlip bölgesi şimdilerde adeta kaynayan kazan gibi fokur fokur.

Şimdi yine o bölgeden ülkemize binlerce yeni mültecinin gelebileceğini söylüyorlar.

Emperyalizmin kurgulayıp Suriyeli’lerle başlattığı ve adeta Demografik bir işgal tarzındaki yapılan bu göçler bir çok muammalı durumu da düşündürüyor niye mi?,

Ülkemize giren bir çok mülteci gurupları var, Afganlılar,Pakistanlılar,Bengladeşliler,Afrika uyruklular, habire ülkemize göç ediyor.MHP eski Milletvekili Sinan Ogan’ın Twitter üzerinden yaptığı açıklamalarda,”Son dönemde doğu sınırımızdankaçak girenlerin sayısında endişe verici bir artış var,doğuda yollar kaçaklarla dolu ve elini kolunu sallayarak Erzurum’a doğru yürüyorlar,tedbir alınmıyor” ifadelerini kullanan açıklamaları var ve,”Van ileIğdır arasındaki sınır bölgesinden giriş yapıyorlar ve aktarma yeri Erzurum’a geliyorlar” açıklamaları çok dikkat çekicidir..

Taliban terörü ve ekonomik yönden kaçıp İran üzerinden yürüyerek Van ve Iğdıra geliyorlar.

Emniyet müdürlüğü raporlarında ise İstanbul’daki mültecilerin ve kaçakların en yoğun olarak toplandığı yer olarak Kocamustafapaşa bölgesi olduğunu ve buralarda Safe House denilen(güvenli ev)yerlerde kaldıkları belirtiliyor,Safe Houselar adeta çark gibi çalıştırılıyor devamlı gelenler ve gidenlere barınma sağlanıyor.Safe Hause denilen bu evlerde kalan kadınlar fuhuşa yönlendiriliyor,hırsızlık,dilencilik yaptırılarak çalıştırılıyorlar,kalanlardan yeterli parayı biriktirenler ise AB ülkelerine,Yunanistana kaçıyorlar” ifadeleri emniyet raporlarına geçmiş durumdadır.

Göç İdaresi Başkanlığının rakamsal verilerine göre ise, 2018 yılı mart ayı itibariyle 17 bin 847 Afganlı kaçak göçmen,9 bin 426 Suriyeli,5311 Pakistanlı kaçak göçmen,Iraklı  4 bin270 olarak kayıtlara girmiş durumdadır.Resmi rakamlarla açıklandığı şekilde ise toplam 47 bin 198 kaçak göçmen ülkemizde…

Yine Emniyet müdürlüğü verilerine göre 26 Mart ile 1 Nisan arasındaki bir haftalık zaman diliminde ise doğu bölgemizdeki sınırlarımıza yakın bölgelerde 2bin 713 kaçak göçmenden 2 bin530 Afganlı,146 Pakistan,34 Bengladeş uyruklu,3 Afrikalı giriş yapmış ve yine ayni raporlarda son üç ayda ise ülkemize kaçak giriş yapan Afganlı sayısı 20 bine yakınmış.

Gördüğünüz gibi açıklanan bu resmi rakamlar son derece ürkütücü,yarın öbür gün bunlar ülkenin başına daha büyük bela olacaktır.Bu resmen Demografik bir işgal anlamına geliyor diyebilirim..

Gerekenin yapılması,ülkemize girmemeleri adına en sert tedbirlerin alınması şarttır diye düşünüyorum,zira adeta Türk nüfusun azınlığa düşürülmek isteniyorcasına yapılan bu kontrolsüz göçler her an patlamaya hazır bomba gibi tehlike yaratıyor.

Adamlar bayram tatillerinde ellerini kollarını sallayıp memleketlerine tatile gidebiliyorlarsa bu işte bir terslik var diye düşünmekte fayda var…

Bu toplum bunlar yüzünden az buz değil, epeyce çok sıkıntı çekiyor.

 

 

 

 

 

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ