30 Ağustos zaferi ve İhanet çemberinin asıl hedefi T.C.Devletidir.

Aliye Bozkurt

Yazarın şu ana kadar yazılmış 57 makalesi bulunuyor.
  • 30 Ağustos 2018
  • 30 Ağustos zaferi ve İhanet çemberinin asıl hedefi T.C.Devletidir. için yorumlar kapalı
  • 220 KEZ OKUNDU

30 Ağustos Zafer Bayramı
Ecdadımızın 1071 Malazgirt zaferinden Anadoluda başlattığı kuruluş mücadelemiz ve 

Yüce Türk ulusunun yurdumuzu işgal eden emperyalist ülkelere karşı başlatmış olduğu,26 Ağustosta büyük taarruz ile başlayarak,30 Ağustos zaferi ile sonuçlanan ve yüce milletimizin esaret altında yaşayamayacak kadar yüce bir ruha sahip olduğunun bütün dünyaya bir kanıtı olan 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 96.gurur yılı kutlu olsun.
Başta Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu,Anafartalar komutanı Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk olmak suretiyle,bu zaferi bizlere armağan eden İstiklâl mücadelemizin tüm kahramanlarını,kanlarıyla,canlarıyla topraklarımızı hür bir vatan yaparak,ülkemizin bölünmez tümlüğünü bekası için canlarını seve seve feda eden tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman Gazi’lerimizi minnetle anıyoruz,ruhları şâd olsun.
İşgalci Emperyalist güçler o dönemde hiç ummadıkları bu cansiperane vatan savunması karşısında adeta şok oldular,öyle ya yokluklar içindeki bir ülkeydik,zayıf düşürülmüştük, fırsat bu fırsat deyip elde keklik misali gördükleri ülkemizi işgal edivermişlerdi,oysa hiç ummadıkları ve hesap etmedikleri bir şey vardı,yüce Türk milletinin hiçbir zincire vurulamayacak kadar kuvvetli bir iradesi,inancı,cesareti ve tüm dünyaya parmak ısırtacak kadar yüce bir lideri Atatürk’ü vardı..
       Zaferle sonuçlanan bu kurtuluş mücadelesinde milletimizden yedikleri okkalı tokadın acısı içlerine fena
oturdu,demekki, öyle bir oturmuş ki,ülkemizin üzerindeki tasarladıkları hain emellerinden günümüzde bile hiç mi hiç vaz geçmediler,içten içe,sinsi bir biçimde sürdürdükleri bu hainliklerine,besledikleri hain odaklarla çeşitli oyunlarına devam etmediler mi,günümüzde de ayni senaryolarla,içerdeki ve dışarıdaki hainlerin desteği ile tekrar ülkemizi işgal etmek için ne gerek görülürse de yapmıyorlar mı?..
Dünya üzerindeki yapılan tüm savaşları şu şekilde bir göz önüne getirin,bizim ülkemize yaptıkları gibi tüm Gayrımüslim ve Hıristiyan ülkelerin top yekün birleşerek saldırdıkları,işgal ettiği diğer bir ülke var mı,bunu yalnızca bizim ülkemize yaptılar,topyekün birleşerek saldırdılar,işgal ederek ülkeyi aralarında bölüşmediler mi,.Karşılarına Atatürk gibi bir lider ve özgürlüğüne düşkün, cesur bir millet çıkacağını hiç hesap edemedi kâfirler.
Günümüzde de  o günlerin rövanşını alırcasına yaptıkları hainlikleri görüyoruz
Halâ gözleri bizim ülkemizde değil mi?…

Ataturk-ve-Türkiye

 

ABD nin başı çektiği Emperyalist güçler, sınırlarımızın hemen bitişiğinde 30 bin kişilik YPG ordusu kurmayı ve ağır silâhlarla donatılmış 3 tümen oluşturması da bize bunu en iyi anlatan örnek değil mi. Gidişat gösteriyor ki Suriye’den sonra Türkiye hedefleniyor.
Tüm güney sınırlarımızın dibine yerleştirilen, terör odaklarından devşirilmiş YPG ve diğer terörist güçlerden oluşan, ordu dedikleri hainler ve işbirlikçilerden oluşturulmuş bu güçlerle ABD, aslında neyi hedeflediğini açıkça göstermiştir.
Yine o bölgedeki ABD destekli YPG ve Demokratik Suriye Güçleri denen(DSG) ve Özgür Suriye Ordusu(ÖSO)adıyla ve diğer müttefikleri de var bunların hepsi de Suriye devletine(Esad) karşı silahlı savaş içindeler,ama her an hepsi birlik olup memleketimizin üzerine çullanmak adına start beklemiyorlarmı,
Gele gele bizim sınırlarımızın dibine gelerek konumlanmadılar mı,3 bütünenden oluşan birlik ve ağır silahlarla donatılmadılar mı
Görünen aslında büyük resmin ufak bir ögesidir,çünkü sınırlarımızın boyunca oluşturulan Amerikan destekli Kürt koridorunun, Akdeniz’e çıkışının sonuna yaklaşılmış anlamındadır ve ilaveten Afrin bölgesi Hatay-Reyhanlı ilimizin de hemen alt kısmındadır ve orada konuşlanmış durumdada Rus askerleri vardır, en önemlisi de Suriye ve Türkiye sınırının 500 km.lik kısmının denetiminü elinde tutan ABD’ dir ve orası da İncirlik hava Üssünün tam karşısındadır.Asıl hainliklerinin odaklandığı,organize edildiği,birçok dolabın döndürüldüğü merkezi ise İncirlik’tir diyebiliriz.
Aslında ABD’nin başı çektiği emperyalist güçlerin orada oluşturduğu k,Kürt koridorunda, Kürtleri kendi hain amaçları doğrultusunda kullanmaktadır ve kullanıp,işini bitirdikten ve istediği hedefe vardıktan sonrada,kelimenin tam anlamıyla “hepsini kullanıp” çöpe atacaktır.
 ABD,Mahabad’ta,İran’da,Irak’ta Kürtlere,önce kullanıp sonra hep ihanet etmedi mi,şimdi bizim ülkemizdeki Kürtlerin üzerinden yaptığı bu hain plânlarını yürütüyor ve onları gene kendi hain amaçları için piyon olarak kullanıyor.
İhanet çemberinin aslında hedefi bizim ülkemizdir,bunu hep yazdım ve yineliyorum ki malesef ülkemiz hainlerin odağındadır diyebilirim.
Amerika her zaman şu şekilde der; “Bizim stratejimiz şudur,biz,diğer ülkelerdeki hainleri parlatır,yüceltir ve onları kahraman gibi gösteririz, aslında kendi amaçlarımız için de onları kullanırülkemize(ABD) hizmet ettiririz,kendi ülkemizdeki hainleri ise asarız” demektedirler.
Artık bundan daha diğer açık nasıl anlatılır ABD ve Emperyalizm-Siyonizmin politikaları.
Hayatın garip bir cilvesi mi diyeyim ne diyeyim yerden yere vurduğumuz Esad’la malesef ayni saflarda kaldık ve ne hikmetse onlarla mecburen ittifak yapacak duruma düşmüş gibiyiz ancak egolarımız yüzünden böyle bir şeyi yapar mıyız bilinmez…
Fırat Kalkanı ve diğer operasyonlarımızla o bölgeyi DAEŞ’ten temizledik ancak ne oldu oralara ABD getirip YPG ve diğer devşirilmiş terör örgütlerinden oluşturuan birlikleri yerleştirdi,o yetmedi bir de üstüne ağır silâhlarla ve mühimmatlarla donatarak birde askeri eğitimlerini verdirerek 30 bin kişilik ordu oluşturmadı mı,o yetmedi şimdi de 3 bütünenlik bir askeri güç oluşturmadılar mı,esasen ABD de,Rusya’da yaptıkları her açıklama ve söylemlerinde,” YPG bizim müttefikimizdir” deyip durmuyorlar mı,ee daha ne olsun ki..
1991 yılında ABD ye destekler verildi,2003 Körfez krizinde de ABD ye destekler verildi ancak zararları hep bizim ülkemize oldu,1991 yılında özerkliğini ilân eden Barzani şerefsizi bu defada Federasyon ilân ederek Erbil’de konsolosluk açmadı mı,ve yine 1991 de silahlı güç yapılan PKK bu defa siyasi bir güce dönüştürüldü ve cahil veya korkan halkı bir biçimde kandırarak,zor kullanarak peşinden sürüklemeye başlamadımı?.
Dünya savaşı zamanlarıni hatırlayın,o dönemlerden beri İngilizlerin Sion Plânı hiç hız kesmedi ve sinsice aşama aşama yürütülüyor,Barzani şerefsizi de artık bağımsız kürdistan söylemlerine başlamış görünüyor,her ne kadar biraz tökezlemiş gibi görünse de o hedefe doğru ilerlemeye devam ediyor,PKK nın ise siyasi kolları ta Meclisimize kadar girmiş birdurumdadır,silahlı güçleri ise ya halen dağlarda, veya kentlerdeki yapılanmalarıyla halkı kendi amaçlarına doğru çekmeye devam ediyor,Habur’dan arabalarla getirilerek milletin gözüne sokarcasına gürültü patırtılı bir biçimde kendi reklamlarını yapmadılar mı,yine üç teröristin ölüsünü Fransadan,Paristen Diyarbakıra getirerek meydanda yüzbinlerce kişiyi toplamadılar mı,Kandil’deki ve İmralı’daki teröristbaşılarının mesajlarını görüntülü olarak o meydanlarda halka dinletmediler mi…Hatırlayın.
Ayrılıkçı Kürt siyaseti ile Suriye’de kendilerine yeni bir yol açmadılar mı,Kürt koridoru diye diye Barzani şerefsizi Akdenize doğru uzanıyor,Rusya da bu koridorun Akdenize açılan kapısını tutuyor,özetle Ülkemiz iki arada bir derede bırakılmış durumdadır diyebiliriz…
Üç tarafı denizlerle,dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke bizim ülkemiz.
Esad zalimdir ancak İsrail ondan çok daha zalimdir ABD olsun İsrail olsun bu nedense hiç dile getirilmedi
İŞİD’in ilk defa ortaya atıldığı zamanları hatırlayın,tüm dünyanın ülkelerinin birleştiği birlik güçleri adı altındaki orduları bombalıyordu, ancak bitmek bilmiyordu,hala da bitmiş değil,İŞİD Suriye’nin kuzeyindeki toprakları önce ele geçiriyordu, ancak sonrasında da bir biçimde PKK-YPG ya da onun uzantılarına devrediyordu,Kobani diye kıyamet koptuğunda da öyle olmadı mı,önce oraları İşid(DAEŞ) alıp daha sonra Barzaninin silahlı Peşmergeleri devreye girmiyormuydu,hatta Türk topraklarında sözde bayrak dedikleri paçavralarıyla sov yaparak PYDye yardıma gönderilmedilermiydi,sonrasında ise PYD Kobanide özerklik kurmadımı,Kimin eliyle?…
İŞİD Müslüman bir örgüt olarak tanıtılmasına rağmen ne hikmetse hep Müslümanları katlederek öldürmüyormuydu,oralarda İngilizlerden,İsrailden,ABD.den hiç ölenler olmuyordu,Neden?..
Suriyedeki tüm bu yapılanlar 1991 yılında Saddam operasyonunun aynisi gibi değilmi,şu şekildebir düşünün.
Süreç böyle işlerse, devamında İsrail’e coğrafi olarak yakın olan tüm devletlerin sınırları tekrar biçimlendirileceğe benziyor,ve dikkat ederseniz hep oralarda İsrail’e yakınlığı olan müttefik yönetimler oluşturulmaktadır.Suriyenin kuzeyindeki görevini tamamlayan İşid ,bu kez güneye kayıyor,İsrail-Ürdün ve Golan tepelerine geçiyor ve şu anda oralarda savaşlar devam etmektedir.
Kısaca anlatmaya çalıştığım biçimde olayları irdelediğimizde arkasından yine Siyonist- Emperyalist zihniyetin yediği naneler çıkıyor ve hain plânlarının odak noktasında da ülkemizin olduğu gayet açıktır.
1991 de ve 2003 yılındaki Körfez savaşı sırasında işgalci Amerikan askerlerinden 6 bin kişi gibi bir sayıda ölenler olmuştu anımsarsanız ve Amerikan kamuoyunda da bunun toplumsal reaksiyonleri çok çok fazlaydı,bu yüzdendir ki şimdilerdeki döndürdüğü tüm dolaplarda Amerikalı askerler(yalnızca organizede görevli rütbelileri var) hiç kullanılamıyor,onun yerine terör örgütlerinden devşirilerek oluşturulmuş orduları var, kullanmak üzere onları eğitip donatıp hainlik etmek istedikleri ülkelerin üzerlerine salıyorlar ve oralarda adeta birbirlerine kırdırıyorlar diyebileceğimiz bir sistemi yöneterek bu savaşları idare ediyorlar.
ABD sözcüsü Albay Thomas Veale’nin, Türkiye’nin güney sınırındaki Demokratik Suriye Güçleri adı altında PKK nın Suriye kolu olan YPG ve PYD nin büyük çoğunluğunu oluşturan 30 bin kişilik birliğin o bölgede görev yapacağını ve bu sayının 40 bine menfaatilacağını açıklaması vardı,şimdi orada ağır silahlarla donatılmış üç bütünenlik oluşturulan bir ordu durumundadir bu devşirme terörist güçler diyebiliriz.
Zaten oralarda fiilen PKK-PYD meclisi oluşturularak,vergi toplaması ve diğer tüm yapılanmaları ile adeta devletleştirilmiş bir konuma getirilmiştir,sınırımızın hemen dibinde olan bu oluşumla büyük kürdistan projesi adı altında lânse edilen ancak aslında büyük israil projesinin temelleri yatmaktadır, bu hain projenin Suriye ve Irak ayağı bitirildiğinde sıradaki ülkeler İran ve Türkiye’nin bölünmesi aşamasına geçmenin hain plânlarına gelinecektir diyebiliriz.
Irak’ta1990’ lı yıllarda, Saddam Hüseyin’e karşı yönelik yapılan operasyon adı altında o topraklarda konumlanan Çekiç Güç’ün,liderlüğünde Kuzey Irak’ta Defakto bir PKK yapılanmasını oluşturmadılar mı?
Sputnik haber Ajansının haberine göre,Suriye Dışişleri bakan yardımcısı Faysal Mikdatéın,” Türkiye hükümetinin güçleri topraklarımızdan çekilsin “açıklaması çok ilgi çekicidir ve oradaki görevlerini yapan askerlerimizin varlığını “saldırganlık”olarak niteleyen Bakan Miktad,”Türk Ordusu çekilsin,bu hiçbir bahane yada açıklama ile haklı menfaatilamaz,iç işlerimize karışmasınlar,bizim onayımız olmadan hiç bir güç buralarda konuşlanamaz” biçimindeki açıklamaları oldukça ilgi çekicidir…
Günümüzde ise ABD artık ülkemizi direkt tehdit eder haldedir,1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında nasıl incirlikteki hava üssü kapatılmışsa yine aynisi yapılmalıdır ve bu üs kapatılmalıdır.
ABD Suriye’de sayısız Üs kurmuş olsa da, Ortadoğudaki ana lojistik üssü İncirliktir ve oradan da tüm hain odaklara birçok desteği sağlamaktadır.
Sözüm ona Müttefikimiz olan ABD bu hukuka makul davranmadığı gibi birçok düşmanca atılımyi yapmaktan da çekinmiyor.
Tarih tekerrürden ibarettir derler ya maalesef günümüzdeki yapılanlar neredeyse ayni,arada yalnızca bazı güncel değişiklikler olsada durum maalesef aynidir..
Kurtuluş savaşı öncesindeki gibi top yekün birleşerek bizim ülkemizi hedef haline getirmiyorlar mı?..
Kısacası durum ve gidişat pek iç açıcı görünmüyor maalesef…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ